Ulusal İşlem Kuralı Nedir? Ekonomi ve Ticaretin Zorlu Yollarında Bir Yol Arkadaşı Herkesin kolayca anlayabileceği şekilde anlatmaya çalışacağım, ama önce şunu sorayım: Hiç bir ürün alırken ya da bir hizmet kullanırken “Bunu alırken ne kadar yerli katkı var?” diye düşündünüz mü? Benim bu konuda birkaç anım var, hatta şöyle de diyebilirim ki, bu soruyu cevaplarken, bir ekonomi öğrencisi olarak birçok şey öğrenmeye başladım. Bu yazımda da bahsedeceğim kuralı anlamak, aslında bu tür sorulara daha net cevaplar verebilmemize yardımcı olabilir. O zaman, “ulusal işlem kuralı nedir?” sorusunun cevabına bir yolculuğa çıkalım! Ulusal İşlem Kuralı: Temel Tanım Öncelikle, ulusal işlem kuralı nedir,…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Türkiye Aile Destek Programı Devam Edecek Mi? Farklı Bakış Açılarıyla Bir Değerlendirme Konya’nın sakin mahallelerinden birinde, akşam işten sonra evime dönerken, kendime bir soru sordum: “Türkiye Aile Destek Programı devam edecek mi?” Son zamanlarda sıkça gündeme gelen bu destek programı, pek çok aileye nefes aldırmıştı, ancak geleceği hakkında belirsizlikler de var. İçimdeki mühendis tarafı, bu soruyu daha çok veri ve analiz perspektifinden ele almak isterken, içimdeki insan tarafı ise sosyal ve insani etkilerine odaklanıyor. Hadi gelin, her iki bakış açısından da bu durumu değerlendirelim. İçimdeki Mühendis: Veriler ve Ekonomik Boyut İçimdeki mühendis, bana çok net bir şekilde diyor: “Türkiye Aile…
Yorum BırakKelimelerin Gücüyle Adaletin Öyküsü: Istirdat Davasında İspat Yükü Kime Aittir? Kelimeler, derin bir okyanusun kıyısındaki dalgalar gibidir; bazen durgun, bazen çalkantılı, her bir kelime kendi öyküsünü taşır. Bir metnin içinde gezinirken, sadece bilginin değil, aynı zamanda anlamın da izini süreriz. Istirdat davasında ispat yükü meselesini edebiyatın ışığında ele almak, bize hukukun kuru terimlerinden çok daha fazlasını verir: adaletin, güvenin, anlatının kendisini düşündürür. Bu yazıda, hukukî bir kavramı edebiyatın zengin doku ve metaforlarıyla çözümleyeceğiz; semboller ve anlatı teknikleri aracılığıyla okurun metnin içine çekileceği bir yolculuk sunacağım. Bir Edebî Bakış: Istirdat ve Anlatının Başlangıcı Edebiyat, belirsizliklere cesaretle yaklaşır. Bir metne adım attığımızda,…
Yorum BırakTravmalar Genlerle Aktarılır mı? Son zamanlarda psikoloji dünyasında, insanların yaşadığı travmaların, genetik olarak sonraki nesillere aktarılabileceğine dair artan bir ilgi var. Bu hipotez, genetik bilimlerin ve nörolojinin gelişmesiyle daha çok ilgi görmeye başladı. Ama ben, İzmir’in sıcak yaz akşamlarında, kahvemi yudumlarken düşündüğümde, bu fikre karşı hala temkinliyim. Çünkü evet, her birimizin atalarından miras olarak taşıdığı şeyler var ama bazı konularda da durup “Dur bakalım, bir düşünelim” demek gerek. Genetik aktarım meselesine dair kulaktan kulağa yayılan “Travmalarımızı genetik olarak taşıyoruz” cümlesi popülerleşti. Ama bu, biraz daha karmaşık bir mesele. İnsanlar bazen genetik biliminin işini kolaylaştırmak için, “Evet, her şey genetik” demeyi…
Yorum BırakKefal Yakalamak: Psikolojik Bir Mercek Çocukluğumdan beri su kenarında oturup olta sallamak bana huzur verir. Ama zamanla fark ettim ki, balık yakalamak sadece fiziksel bir çaba değil; aynı zamanda zihinsel, duygusal ve sosyal bir süreç. “Kefal yakalamak için hangi yem kullanılır?” sorusu, yüzeyde basit görünse de, psikolojik açıdan incelendiğinde insan davranışlarının karmaşıklığını açığa çıkarıyor. Bu yazıda, bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji boyutlarıyla kefal avcılığını mercek altına alacağız. Bilişsel Psikoloji ve Yem Seçimi Bilişsel psikoloji, insanın bilgi işleme süreçlerini inceler. Kefal avcılığı, bu süreçlerin günlük yaşamda nasıl işlediğine dair güzel bir örnek sunar. Bir balıkçının hangi yemle daha başarılı olacağını tahmin…
Yorum BırakTabii Hangi Diller? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir İnceleme Toplumun, dil aracılığıyla kendini nasıl ifade ettiğini ve dilin bu ifadelere nasıl şekil verdiğini incelemek, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet açısından oldukça anlamlıdır. Bugün, özellikle İstanbul gibi büyük bir şehirde yaşarken, sokakta, iş yerinde ve toplu taşımada gözlemlerim, dilin günlük yaşamımızı nasıl dönüştürdüğünü, bazen sınırladığını, bazen ise özgürleştirdiğini net bir şekilde ortaya koyuyor. Tabii hangi diller? sorusu, sadece dilin çeşitliliğine dair değil, aynı zamanda dilin toplumsal normları ve eşitsizlikleri nasıl yeniden ürettiğine dair önemli bir tartışmaya da işaret ediyor. Dil ve Toplumsal Cinsiyetin İlişkisi Dil, toplumsal cinsiyetin…
Yorum Bırakİncesu Devlet Hastanesi ve Sağlık Mekânlarının Antropolojik Yüzü Kültürlerin çeşitliliğini keşfetmeye hevesli bir insan olarak, sağlık kurumlarının sadece tıbbi işlevleri değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel dokuları nasıl şekillendirdiğini gözlemlemek büyüleyici bir deneyimdir. Incesu Devlet Hastanesi hangi bölümler var? sorusu, yüzeyde basit bir bilgi talebi gibi görünse de, antropolojik bir perspektifle incelendiğinde, toplumsal ritüeller, semboller, akrabalık yapıları ve kimlik oluşum süreçleriyle iç içe geçmiş bir anlam kazanır. Bir hastanenin bölümleri yalnızca tedavi mekanları değildir; aynı zamanda toplumsal ilişkilerin, ekonomik sistemlerin ve bireysel kimliklerin inşa edildiği sahnelerdir. Bu yazıda, Incesu Devlet Hastanesi örneği üzerinden sağlık mekânlarını, bölümlerini ve bu alanların kültürel…
Yorum BırakExcel ve SQRT Formülü: Kayıp, Umut ve Yeniden Başlama Hüzünlü Bir Başlangıç Kayseri’nin soğuk sabahlarında, mutfakta kahvemi yudumlarken dışarıdaki karı izliyordum. Ne zaman kar yağsa, ruhumun da bir köşesi beyazlaşıyor gibi hissediyorum. Her şeyin temiz, taze ve umut dolu olmasını bekliyormuşum gibi… Ama bu sabah, hayatımda kaybolmuş bir şeyi geri bulmaya çalışıyordum: Düzen. Belki de birinin, bir yerin, ya da bir formülün eksik olduğunu düşünüyordum. Gözlerim ekrandaki Excel dosyasına odaklanmıştı. İşte o an, o formül bana bir şeyleri hatırlattı. Hep zorlandığım o formül: SQRT. Gerçekten de hayatıma çok benziyordu. Bir noktada kırılmış ve dağılmış gibi hissetmiştim, ama artık toparlanma zamanım…
Yorum BırakCanlı Mahlukat Ne Demek? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir İnceleme İstanbul’un sokaklarında yürürken, insanların ne kadar farklı olduklarını her gün gözlerimle görüyorum. Yaşayan canlılar, hepsi birer “mahluk” ama ne kadar farklı kimliklerle, etnik kökenlerle, cinsiyet kimlikleriyle, inançlarla bir arada. Peki, “canlı mahlukat” denildiğinde ne anlıyoruz? Aslında bu terim, ilk bakışta basit bir tanım gibi görünse de, daha derinlemesine bakıldığında toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi kavramlarla iç içe geçmiş bir anlam taşıyor. Ben de bir sivil toplum kuruluşunda çalışan biri olarak, her gün gözlemlediğim sokak sahnelerinde, toplumsal yapının nasıl şekillendiğini, insanların birbirlerine karşı bakış açılarını ve…
Yorum BırakGiriş: Su Gibi İshalin Toplumsal Yansımaları Bir insanın sağlığıyla ilgili meseleleri düşündüğünüzde, çoğu zaman bunları yalnızca biyolojik bir çerçevede ele alırız. Ama ben, farklı insanları gözlemleyen, toplumsal bağlamı ve bireylerin etkileşimini anlamaya çalışan biri olarak, size su gibi ishalin sadece bir sağlık sorunu olmadığını göstermek istiyorum. Su gibi ishal ne zaman tehlikeli sorusu, tıp perspektifinin ötesine geçerek toplumsal eşitsizlikleri, kültürel normları ve güç ilişkilerini anlamamıza da yardımcı olabilir. Hepimiz hayatımızda en az bir kez bu durumu deneyimlemişizdir; kimi zaman hafif bir rahatsızlık olarak geçerken, kimi zaman hayatı tehdit eden bir soruna dönüşebilir. Bu nedenle, bu yazıda su gibi ishalin tehlikesini…
Yorum Bırak