Kayseri’de Bir Kış Akşamı ve İçimde Kalan Ses
İlginizi Çekebilecek İçerik: Uzman çavuş sınavı kaç puanla kazanılır ?
Merhaba! Staryazilim sayfasına hoş geldiniz. Bugün gündemimizde “Varsıty ne demek Türkçe” var.
Kayseri’nin kışı her zaman biraz sert gelir insana. Rüzgâr sadece yüzünü değil, düşüncelerini de keser gibi olur. O gün de öyle bir gündü. Akşamın erken çöktüğü, gökyüzünün griyle siyah arasında sıkışıp kaldığı bir saat… Ceketimin cebinde ellerim, kulaklarımda yarım kalmış bir şarkı, şehrin ortasında yürüyordum.
25 yaşındayım. Günlük tutarım. Bunu söylemek bile bazen garip geliyor ama yazmazsam içimde biriken şeyler taşacak gibi oluyor. O gün de defterime bir şeyler yazmak istiyordum ama kelimeler sanki benden kaçıyordu.
Tam o sırada telefonuma bir mesaj düştü.
“Varsıty ne demek Türkçe?”
Bir Kelimenin Peşine Düşmek
Mesajı atan kişi eski bir arkadaşım değildi, yakın biri hiç değildi. Sadece bir şekilde konuşmaların arasında kalmış, yarım bırakılmış bir tanışıklıktı. Ama o soru garip bir şekilde içime dokundu.
“Varsıty ne demek Türkçe?”
Bir süre ekrana baktım. Parmaklarım soğuktan uyuşmuştu ama asıl uyuşukluk içimdeydi. Sanki o kelime, benim de uzun zamandır anlamını kaybettiğim bir şeyleri işaret ediyordu.
Varsity… İngilizceydi. Biliyordum aslında. Okul spor takımı, üniversite seviyesinde temsil takımı gibi bir anlamı vardı. Ama bunu yazmak yerine yürümeye devam ettim. Çünkü bazen bir kelimenin anlamı sözlükte değil, insanın hayatında saklı olur.
O an Kayseri’deki bir lisede geçirdiğim günler aklıma geldi.
Tribünler, Soğuk Hava ve Yarım Kalan Bir Hayal
Lisedeyken okul takımında oynamayı çok istemiştim. Futbolu severdim ama yetenek mi, şans mı bilmiyorum, hiçbir zaman “varsity” dediğimiz o seçilmiş gruba girememiştim. Kenarda kalanlardan biri olmuştum.
Tribünde oturup arkadaşlarımı izlediğim bir maçta, içimde tuhaf bir his vardı. Hem gurur hem de küçük bir kırgınlık. Sanki bir kapı açılmış ama ben o kapının eşiğinde bırakılmıştım.
O günleri düşündükçe içimde hep aynı his beliriyor: eksiklik.
Şimdi yıllar sonra biri bana “Varsıty ne demek Türkçe?” diye soruyordu ve ben o kelimenin sadece bir çeviri olmadığını hissediyordum.
Şehrin İçinde Kaybolurken
Yürümeye devam ettim. Kayseri’nin sokakları akşam olunca daha sessiz olur. İnsanlar evlerine çekilir, şehir kendi içine kapanır. Ben ise tam tersi, dışarıda kalmayı seçenlerdenim.
Bir pastanenin önünden geçerken camda kendi yansımama baktım. Yorgun bir yüz. Biraz dağınık düşünceler.
“Sen nereye gidiyorsun?” diye sordum kendime.
Cevap yoktu.
Telefonu tekrar açtım. O mesaj hâlâ duruyordu.
Varsıty ne demek Türkçe?
Bu kez sadece anlamını değil, hissettirdiklerini de düşündüm. Seçilmek… bir grubun parçası olmak… sahaya çıkmak… alkışlanmak… ya da dışarıda kalmak.
Bunların hepsi bir kelimenin içine sığabiliyor muydu gerçekten?
Günlüğün Sayfaları Arasında
Eve döndüğümde doğrudan masama oturdum. Günlüğümü açtım. Sayfalar doluydu ama her sayfada biraz eksik bir şey vardı.
Kalemi elime aldım ve yazmaya başladım:
“Bugün biri bana ‘Varsıty ne demek Türkçe?’ diye sordu. Basit bir çeviri gibi duruyor ama içimde başka bir yere dokundu.”
Duraksadım.
Pencereden dışarı baktım. Karşı apartmanın ışıkları yanıyordu. Her pencerede başka bir hayat vardı ama hiçbirinin içinde ben yoktum.
Devam ettim:
“Varsity, seçilmiş olmak demek. Ama seçilmemek de onun gölgesi gibi.”
Kalemi bıraktım. Boğazımda bir şey düğümlendi.
Seçilmek ve Dışarıda Kalmak
Hayatımda ilk kez seçilmediğim bir anı hatırladım sanmıştım ama aslında o anların hiç bitmediğini fark ettim.
Üniversitede de olmuştu. Bir projede ekip kurulduğunda ismim listede yoktu. Bir arkadaş grubunda plan yapılırken ben sonradan öğrenmiştim. İş başvurularında geri dönüş bile alamadığım günler…
Her seferinde kendime şunu söylemiştim: “Önemli değil.”
Ama önemliydi.
Varsity kelimesi, sadece bir spor takımı değildi o an benim için. Bir hayat düzeniydi. İçinde olanlar ve dışında kalanlar diye ikiye ayrılmış bir dünya gibi.
Geceyle Gelen Sessizlik
Saat ilerledikçe ev daha da sessizleşti. Sadece kaloriferin hafif tıkırtısı vardı.
Telefonum tekrar titredi.
Aynı kişi:
“Baktın mı?”
Kısa bir süre düşündüm. Ne cevap vereceğimi bilmiyordum. Sadece bir kelimenin peşinde bu kadar düşünceye nasıl sürüklenmiştim, anlamıyordum.
Yazdım:
“Varsıty, üniversite spor takımı demek. Ama bazen seçilmiş olmakla ilgili bir his gibi de duruyor.”
Gönderdikten sonra telefonu masaya bıraktım.
İçimde garip bir boşluk vardı.
Bir Kelimenin Büyümesi
O gece uyuyamadım.
Yatakta uzanmış tavana bakarken kelime büyüyordu sanki. Varsıty… Varsıty…
Her tekrarında başka bir anı açılıyordu zihnimde.
Lisede yedek kulübesi.
Üniversitede sessiz kalınan toplantılar.
Arkadaşların fotoğraflarında kadraja giremeyen yüzüm.
Bunlar bir kelimenin içine nasıl sığabilirdi?
Ama sığmıştı.
İçimdeki Çocuk ve Sessiz İtiraf
Kendi kendime ilk kez dürüst oldum o gece.
“Ben seçilmek istedim.”
Bunu yüksek sesle söylemedim ama içimde yankılandı.
Seçilmek sadece bir takımda yer almak değildi benim için. Görülmekti. Fark edilmekti. Birinin “sen de varsın” demesiydi.
Varsity kelimesi, bunu bana hatırlatmıştı.
Sabahın İlk Işığı
Sabah olduğunda Kayseri’nin soğuğu yine pencereden içeri sızıyordu. Ama içimdeki ağırlık biraz değişmişti.
Günlüğümü açtım tekrar.
Son bir şey yazdım:
“Belki de bazı kelimeler, bize ne olduğumuzu değil, ne hissettiğimizi anlatır. Varsıty ne demek Türkçe? Belki de sadece bir çeviri değil, seçilme arzusunun adı.”
Kalemi bıraktım.
İlk defa o kelime bana sadece eksiklik gibi gelmedi. Aynı zamanda bir farkındalık gibi geldi.
Geriye Kalan
O mesajı atan kişiye tekrar yazmadım. O da bir daha sormadı.
Ama o kelime bende kaldı.
Varsıty.
Artık sadece bir anlamı yoktu. Bir hikâyesi vardı.
Kayseri’nin soğuk sokaklarında yürürken, bazen kendime şunu hatırlatıyorum: Herkes bir yerde seçiliyor, herkes bir yerde dışarıda kalıyor.
Ama en zor olanı, bunun farkına varmak.
Ve belki de en insani olanı da bu.
Staryazilim okurlarıyla “Varsıty ne demek Türkçe” konusunu paylaşmak gerçekten güzeldi. Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere!